Kanal İstanbul Nedir?

  Google News Abone Ol   25 Aralık 2019 tarihinde yayınlanmış ve 75 defa okunmuştur.  

Kanal İstanbul Nedir? Çılgın proje olarak da nitelendirilen belli bir kesimin destekleyip muhalefet edenlerin katliam diye karşı çıktıkları projeyi tarafsız şekilde tüm detayları ile irdeliyoruz.

Peki nedir bu çılgın proje , namı diğer ” kanal İstanbul projesi ” ..

Kanal İstanbul Nedir?
Kanal İstanbul Nedir?

Her şeyden önce devletimiz ve milletimiz için ne faydalı ise yanındayız , zarar verecek olan ne olursa olsun karşısındayız bunu en başta belirtelim.

Kanal İstanbul ; Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından hayalim diye adlandırdığı çok özel bir projedir. İçeriğinde Kara denizi , Marmara denizine bağlayan özel bir kanal sistemi (su yolu) vardır.

2011 Yılında Türkiye gündeminde olmaya başlayan bu projenin maliyeti 10 milyar doların üzerinde olacağı tahmin edilmektedir.

Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yapay bir suyolu açılacak.  Projede Kanalın uzunluğu 40 kilometre; genişliği 150 metre, derinliği ise 25 metre olarak düşünülmektedir. Detay verecek olursak kanalın Marmara Denizi ile birleştiği noktada 2023 yılına değin kurulması öngörülen iki yeni kentten biri kurulacaktır. Kanalın uzunluğu 40-45 km; genişliği yüzeyde 145-150 m, tabanda ise yaklaşık 125 m olacak. Suyun derinliği 25 m olacak. Bu kanalla birlikte İstanbul Boğazı tanker trafiğine tümüyle kapanacak, İstanbul’da iki yeni yarımada, yeni bir de ada oluşacaktır.

453 milyon metrekareye kurulması planlanan Yeni Şehir’in 30 milyon metrekaresini Kanal İstanbul oluşturmaktadır. Diğer alanlar 78 milyon metrekare ile havaalanı, 33 milyon metrekare ile Ispartakule ve Bahçeşehir, 108 milyon metrekare ile yollar, 167 milyon metrekare ile imar parselleri ve 37 milyon metrekaresi ise ortak yeşil alanlara ayrılacak.

Projeye karşı çıkan tarafın iddiaları ;

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Kanal İstanbul projesine öncelikle, “İstanbul’un en önemli su kaynaklarından Sazlıdere’yi yok edeceği” gerekçesiyle karşı çıkıyor.

Konuyla ilgili olarak TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu adına Kasım ayında açıklama yapan Cevahir Efe Akçelik, “Bugün İstanbul, içme suyunun yüzde 70’ini başka illerden karşılamak zorunda bırakılmış bir şehir iken ve Cumhurbaşkanı Erdoğan daha yeni ‘İstanbul susuzluğa doğru yürüyor’ demişken mevcut su kaynaklarımızın yok edilmesi söz konusu bile olamaz” dedi.

“Kuzey ormanlarını, meraları, tarım alanlarını, tüm hassas ekosistemleri yok edecek bu proje savunulamaz” diye konuşan Akçelik, projenin Anayasa’nın 56. maddesine de aykırı olduğunu savundu.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. Madde’sinde, “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir” deniyor.

TMMOB, Kanal İstanbul projesinin “üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracağını” da kaydediyor.

İBB Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu ; “Özetle bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak.”

“Kanal İstanbul projesinin yüzde 30 civarında su havzalarını yok edeceği, İstanbul için ne kadar gereksiz ve ne kadar riskli bir proje olduğunun da ayrı bir ispatıdır” dedi.

İmamoğlu, yapılan araştırmaya göre, İstanbulluların Kanal İstanbul hakkında neredeyse hiç bilgi sahibi olmadığını da söyledi:

“Etkisi, üreteceği tahribat, neye mal olacağı konusunda, faydaları ve dezavantajları konusunda hiçbir bilgileri yok. Dünyayı, ekosistemi, iklimi, depremi her yönüyle etkileyecek, nüfusu, yapılaşmayı, rantı derin etkileyecek bir konunun yüzeysel geçiştirilip, ‘Biz ihaleye çıktık’ denecek bir süreç olmadığının altını çiziyoruz.”

Peki Kanal İstanbul’un Faydaları Nelerdir ?

Yönetimdeki iktidarın bakış açısına göre ; Kanal İstanbul tamamlandığında, yeni bir uluslararası su yolu olması bakımından, bölgede kartları Türkiye lehine yeniden dağıtacak. Günde 150-160 gemiye ev sahipliği yapması beklenen Çılgın Proje, Panama Kanalı ile kıyaslandığında dört katı büyüklüğünde gemi trafiğine hizmet verecek. Kanal İstanbul projesinden, Montrö by-pass olacağı için kasamıza yılda 8 milyar dolar girecek. Panama Kanalı’nı her gün ortalama 40 gemi kullanırken, yıllık ortalama getiri de 1,5 milyar dolara kadar çıkıyor. Benzer geçiş yollarından biri olan Süveyş Kanalı’nda ise günde 54 geminin geçiş yaptığı düşünüldüğünde yıllık kazancın 4 milyar dolar olduğu görülüyor.

Türk Boğazlarından uğraksız olarak geçen 2 bin tonluk bir gemi Türkiye’ye toplam 689 dolar ödüyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ne göre hakkı olan altın frank uygulamasını yürürlüğe koyduğu zaman 2 bin tonluk bir geminin ödeyeceği geçiş ücreti, 7 bin 584 doları fener, 3 bin 200 doları tahlisiye, 240 doları da sağlık olmak üzere toplam 11 bin 24 dolar olacak. İstanbul Boğazı’ndan yılda 50 bin civarında geminin geçiş yaptığı ve elde edilen gelirlerin düşüklüğü hesaba katıldığında, Kanal İstanbul projesinin önemi bir kere daha anlaşılıyor. Ayrıca Boğaz’dan tankerlerle yılda 150 milyon ton tehlikeli yük taşınıyor. Kanal İstanbul ile hem geçiş ücretleri artacak hem de yük taşımaları daha emniyetli olacak.

Kanal İstanbul projesi Montrö’ye tabi olmayacağı için Süveyş gibi ton başına ortalama 5,5 dolardan fiyatlanabilecek. Süveyş’ten en fazla 150 DWT gemiler geçebilirken, Kanal İstanbul 300 bin tonluk gemiler için uygun olacak. 193 kilometre uzunluğa sahip Süveyş’ten 148 kilometre daha kısa olacak Kanal İstanbul, tam kapasite çalışması durumunda da yıllık kazanç 8 milyar dolara kadar yükselecek. Maliyeti 40 milyar doları bulacağı tahmin edilen Kanal İstanbul, hesaplanan getirisi ile 5 yıl içinde kendini finanse edecek.

Kanal İstanbul Projesini ve Karşıt Görüşleri Sizler İçin Tarafsızca Paylaştık.. Kim Haklı Kim Haksız Her Zaman Olduğu Gibi Zamanla Ortaya Çıkacaktır Umudumuz Vatanımıza Milletimize Projenin Faydalı Olması Yönündedir.

 


Kanal İstanbul Nedir?